İçinde bulunduğumuz coğrafya şartları itibariyle bir o kadar zor bir o kadar da verimli bir bölgedir Bu bölge zamanından beri ülkeye hep katma değer vermiş özellikle enerji sektörünün lokamatifliğini üstlendmiştir. 19 yy. II. Mahmut bir ferman çıkartarak ülkenin her yerinde kömür aranmasını emretmiştir. Bu sıralarda Zonguldak Ereğli'li Uzunmehmet askerlik görevini ifa etmektedir. Terhisine yakın komutanları kömür numunesini göstermişler ve memleketin her yerinde bu madeni aradıklarını söylemişler. Uzun Mehmet memleketi Zonguldak Ereğli'ye döndüğünde hasat dönemi başlamış Neyran bölgesinde bulunan değirmende sıra beklerken dere kenarında dolaşmaya başlamıştır. Biranda askerde kendisine gösterilen taşlardan bulmuş ve bunları toplayarak ateşe atmış. Taşların yandığını görünce çok sevinip ertesi gün daha geniş arama sonucu topladığı taşları çuvala koyup İstanbul'a götürmüştür.
Padişah II. Mahmut'un huzuruna çıktığında padişah kömürün bulunuşuna oldukça sevinir ve Uzunmehmet'i 50 altınla ödüllendirip aylık 600 kuruş maaş bağlar. Böylece başta ülkenin ve Zonguldak'ın kaderini belirleyen taşkömürü bir diğer adıyla karaelmas 8 Kasım 1829 da da bulunarak tarihe geçmiş olur. Tabi Uzunmehmet maalesef Ereğli ayanı tarafından zehirlenir. (Bizim Bölgenin en büyük sıkıntısı da bu galiba) O günden sonra Zonguldak enerji konusunda ülkenin önemli yerlerinden biri haline gelmeye başlar. Kömür ocaklarının hızlı artışı, havzaya yerli ve yabancı sermaye girişlerinin başlaması Zonguldak'ı bir hayli haretlendirmiş ve nufusta ciddi bir artış olmuştur. Bu ekonomik kalkınma 1899 da Zonguldak'ı kaza, 1920 yılında ilçe ve 1 Nisan 1924 de ise Cumhuriyetin ilk ili ünvanını almasına sebep olmuştur.
Zonguldak her zaman ülke için katmadeğer üreten şehir olmuştur. Emeğin alınterinin sermayeye dönüştüğü bu bölge taşkömürünün bulunmasıyla sanayi üretimi noktasında da büyük atılımlara imza atmış ve 11 Mayıs 1960'da Ereğli bölgesinde Erdemir'in kurulmasına zemin hazırlamıştır. Hem enerji hem de sanayi üretiminde ülkeye büyük bir katı sağlayan Zonguldak adeta ülkenin parlayan bir yıldızı olarak anılmaya başlanmıştır.
1960'lardan itibaren sürekli olarak artan nufus Zonguldak'ın sosyo kültürel yapısında da önemli değişiklikleri beraberinde getirmiştir. Özellikle maden ocakların yoğun bir şekilde yer aldığı Ereğli'ye bağlı Kandilli beldesi Ereğli'nin gözbebeği halini almıştır.
Tarih 1999 gösterdiğinde ülkemiz büyük bir deprem ile sarılmış resmi kayıtlara göre 18 bin insanımız hayatını kaybetmiştir. Deprem sonrası Zonguldak madencileri can siparene bir çabayla enkaz altından bir çok vatandaşımızı kurtararak hayata tutunmalarını sağlamıştır. O gün herkes karaelmasın koca yürekli madencilerini konuşur olmuştu.
Aradan geçen yıllar yeni teknolojiler yeni enerji sektörü hamleleri kömüre olan talebi azaltınca Zonguldak ilerleyşide maalesef durma noktasına gelmiştir. Kömür gibi bir mücevvere sahip Zonguldak yeterli müteşebbisleri bölgeye kazandırmayı başaramamıştır. Yatırım sepetini genişletmek yerine eldekilerle yetinmeye çalışan Zonguldak'ın yöneticilerinin de bu olumsuz havada paylarının olduğu yatsınmaz. Fakat Zonguldak her zaman bizim ve ülkemizin en ihtiyacımız olduğu anda adeta ben burdayım dercesine yanımızda durmuştur. Tabi önemli olan bu duruşu görebilecek göze ve zekaya sahip olmaktır. Nihayet geçmişi iyi analiz edebelin ve Zonguldak'ı iyi okuyabilen birisi çıkıp Zonguldak'ı tekrar ülkenin lokomotif şehri haline getirmek için Filyos çalışmalarını başlattı. Böyelikle Zonguldak ülke gündeminde ve ekonomi gündeminde tekrar yerini almaya başladı. Filyos limanı projesi devasa bir proje olup sadece Zonguldak'ın değil aynı zamanda ülkenin de kaderini etkileyebilcek bir proje olması sebebiyle son derece önem arz etmektedir.
Gelişen ve dönüşen dünyada enerji sektöründe yaşanan kıtlık ve dünya nufusunun hızlı artması maalesef ülkemizi de derinden etkilenmiştir. Böylesi bir dönem de Türkiye'nin enerji meselesini çözmesi de elzem meselelerden biri halini almıştır. Türkiye milli envanterine kaydettiği arama ve sondaj gemilerini uzun yıllar kömür ile ülkeye hizmet veren karaelmas diyarına yönlendirmiştir. Herkesin merakla beklediği acaba Zonguldak tekrar ülkenin kaderinde önemli bir yer alır mı diye sorguladığı o dönemde müjdeli haber Uzunmehmet'ın şehri Ereğli'nin 160 mil açıklarında geldi. Evet karaelmas diyarı bu kez doğalgaz ile ülkeye hizmet etmeye başlayacaktır. Zonguldak kadim şehir taşı, toprağı, suyu değerli şehir, kime mi? Mücadele etmesini bilene, pes etmeyene, bu şehre ve bu ülkeye gerçekten aşık olana Zonguldak tüm imkanlarıyla hizmet etmektedir. Bugünden Zonguldak'ı inşa etmeye ve ülkemizi ihya etmeye çalışmak hepimizin aslı görevidir.
Günler hızla ilerlerken Zonguldak'da ilerlemektedir. Tarih 6 Şubat'ı gösterdiğinde ülke olarak derin bir acıyla uyandık ve 10 ilimizin kuvvetli bir şekilde sarsıldığını bir çok yerin enkaza döndüğünü acıyla öğrendik. Ülkemizin tekrar bize ihtiyacı vardı. Zonguldak bir kez daha milletine can olmak için madencileriyle yola çıktı. Gittikleri her yerde kendi canlarını hiçe sayarcasına enkaz altından canlar kurtardı. Kimisinin abisi, kimisinin kardeşi, kimisinin yoldaşı oldu, madencilerle birlikte tüm Zonguldak. Onlar orda biz burda ülkemizde açılan bu derin yarayı kapatmak için çalışmaya başladık.
Kömürümüzle, sanayimizle, limanımızla, inşallah doğalgazımız ile ve canlarımızla bu ülkeye hizmet etmenin haklı gururunu yaşıyoruz.
İyi ki Zonguldak var... Vesselam...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder