Wikipedia

Arama sonuçları

16 Ekim 2019 Çarşamba

Millet Kazan'Dı

MİLLET KAZAN’DI 
  Bunaltıcı bir güne uyanmıştık. Havanın sıcaklığı bizi boğmaya başlamıştı. “Hayırdır inşallah galiba deprem olacak” diye kendi kendimize söylenmeye başlamıştık. Gün içerisindeki koşuşturmalarımızı tamamlayıp evin yolunu tuttuk. Sıradan bir günün sıradan bir yorgunluğu vardı üzerimizde. Saatler ilerledikçe sosyal medyadan Ankara’da uçakların alçak uçuş yaptığına dair haberler gelmeye başlamıştı. Galiba tatbikat var ya da terör alarmı var, uçaklarımız gösteri yapıyor diye düşündük. Nerden bilebilirdik ki uçuşların alçak olduğu kadar planların da alçak olduğunu. Zaman geçtikçe kulağımıza gelen haberler hiç de hoş değildi. Kalbimiz, gözlerimiz inanmıyordu ya da inanmak istemiyordu ama bu bir “darbe” girişimiydi. Heyecan ile hiddet ile ve korkuyla televizyona yöneldik. Annem, kardeşim ve ben kulaklarımızın duymak istemediği, gözlerimizin görmek istemediği şu sesle irkildi : “yurtta sulh konseyi yönetime el koymuştur” Olamaz diye irkildik. “ Bu resmen vatan hainliğidir” diye bağırmaya başladık. İstanbul’da çoğu yer tutulmuş devletin bir çok kademesi işlevini yapamaz hale gelmişti. Herkesin bu zor zamanda gözü bir tek kişiyi arıyordu. O da Cumhurun Başkanı olan Recep Tayyip Erdoğan’dı. Biz de evde TV kanallarında Recep Tayyip Erdoğan’ı aramaya başlamıştık. Bu arama; adeta cadde cadde, sokak sokak aramak kadar yormuştu bizi. Öyle ya, ülke elden gidiyordu. Umutsuzların umudu olan Rabbimize yalvarıp dua etmeye başladık. Gözlerimizden akan yaşlar dua dua Mevla’ya ulaşıyordu. Ve bir TV kanalında Cumhurun Başkanının dilinden şu sözler dökülüyordu; “Milletimizi meydanlara, havaalanlarına davet ediyorum, milletin gücünün üstünde hiçbir güç yoktur!” Bu ses; yeniden şahlanışın, yeniden dirilişin ateşleyici olmuştur. Adeta 79 milyon bu çağrıyı beklercesine evlerinden helalleşerek meydanlara dökülmeye başladı. Kundaktaki bebekten, kadınından, yaşlısından gencine herkes meydanlardaydı. Bu bir kurtuluş savaşıydı, bu bir kurtuluş mücadelesiydi. O gece sabaha kadar başkomutanımızın emriyle vatanın gerçek sahipleri; devletin bütün kademelerini, zapt edilen yerleri hain FETÖ ve işbirlikçilerinden temizlemişti. O gece yeniden Şerife Bacılar, Nene Hatunlar, Ömerler, Harunlar, Abdullahlar meydana çıkıp, şehadete gülümseyerek ve koşarak ilerlemişlerdi. O gece sabaha kadar mazlumların gözyaşları “Türkiye” için akmıştı. Hatırlarsınız, Kurtuluş savaşında kağnılarıyla cepheye mermi taşıyan bacılarımız vardı bizim.. 15 Temmuzda ise kamyonete atlayıp hainlere geçit vermeyen Şerife Bacılarımız meydanlardaydı.  
  Hatırlarsınız, Çanakkale’de kurşunlara kendini siper eden Mehmetlerimiz vardı bizim. 15 Temmuz’da ise tankın önüne yatıp kendini siper eden Metin ağabeylerimiz vardı bizim. Yine hatırlarsınız; bu ülke, düşman işgalinden kurtulsun diye tüm mal varlıklarını, paralarını, kurtuluş savaşı mücadelesinde devletine bağışlayan yüreği zengin kahramanlarımız vardı. 15 Temmuz günü ise hainlerin tuzakları bozulsun diye çocuğunun, anasının, babasının, eşinin rızkını hiçe sayarak tarlasındaki samanları yakan Hicabi ağabeylerimiz vardı bizim. UHUD savaşında “Okçular Tepesi’ni bırakmayın” diyen Efendiler Efendisi Hz. Muhammed (s.a.v)’in sözlerini hatırlarcasına bulunduğu makamı canı, kanı pahasına teslim etmeyen Ömer HALİSDEMİR’lerimiz vardı bizim. Tüm bu kahramanlarımızın yanında adeta ölümü öldürmüşçesine kurşunların, tankların ve hainlerin üzerine yürüyüp şehitlik mertebesine ulaşan 248 vatan evladımız, 248 kahramanımız vardı bizim. Rabbim onlardan razı olsun. Bize bu vatanın bir kez daha vatan hainlerine teslim edilmeyeceğine gösterdiler. Bizler de her koşulda ve her şartta canımızla, kanımızla bu vatanı savunacak ve bu ülkeyi hak ettiği yere taşıyacağız. Bu duygular ve düşünceler ile tüm şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyor, gazilerimize ise şükranlarımızı ve minnetlerimizi sunuyoruz. Kalın sağlıcakla. Allah’a emanet olunuz…!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Ramazan

Ramazan...  *Ramazan, evde 20 tabaktan oluşan iftar yemeğine "Peygamberimizin sünneti" diye hurmayla başlamak değildir. -Ramazan, ...